Çocukların Sanat Becerilerinin Gelişimini Destekleyici Yaklaşımlar

tarafından Belis Öğretmen

Pablo Picasso’nun “Her çocuk bir sanatçıdır, sorun büyüyünce sanatçı kalmaktır.” sözü çocukluk döneminde sanata yönelik edindiğimiz tecrübelerin ilerleyen yaşlardaki sanata ait tutumlarımızda ne kadar belirleyici olduğunun bir kanıtı niteliğindedir (Walisiewicz ve diğerileri, 2018).

En yalın haliyle sanat bireyin; kendini ifade edebilmesine, farklılıklara saygı duymasına, çevresine karşı duyarlı olmasına, olaylara karşı farklı bakış açıları geliştirebilmesine, hayal gücünün gelişimine, merak duygusunun pekişmesine ve estetik bilincin oluşturulmasına yönelik olumlu edinimlerin kazandırılmasında katkı sağlar. Sanatın birey üzerindeki bu olumlu etkileri gözetildiğinde çocukluk döneminden başlayarak bireylerin sanatla tanıştırılması ve sanatla elde edebileceği kazanımlara erken yaşlarda ulaşması; estetik algısı ve farkındalığı yüksek, duyarlı, empati kurabilen, kültürel değerlerine sahip çıkan ve entelektüel bireylerin yetiştirilmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Çocuklar, erken yaşlarda başlayan sanat eğitimi ile kendilerini ifade etmeyi öğrenirken aynı zamanda hayat boyu kullanabileceği pek çok beceri ve özelliğe sanat aracılığıyla kolaylıkla erişebilir.

Çocuklara sanat öğretiminde ve sanat ile kuracağı bağı güçlendirmede günümüzde çok çeşitli yöntem ve yaklaşımlar kullanılmaktadır. Bu yöntem ve yaklaşımlar her geçen gün kendini yenilemekte ve sayısı gittikçe artmaktadır. Çocuklara sanatsal becerilerin kazandırılmasında ve sanatın sevdirilmesinde etkili olabilecek birtakım yaklaşımlar aşağıda alt başlıklar halinde kısaca özetlendiği gibidir. Bu alt başlıklar içselleştirilerek çocukların sanatla kuracağı bağ, sanata karşı tutumu ve sanatla olan etkileşimi  anlamlı hale gelecektir.

1. Sonucun değil sürecin önemli olduğunu vurgulayın

Çocuğun sanat üretim süreci içerisinde geçirdiği zaman, ortaya çıkan eserden çok daha kıymetlidir. Çocuklar çoğu zaman üretim süreci içerisinde problem çözme becerilerini kullanarak karşılaştıkları sorunlara çözüm ararlar. Önemli olan da zaten üretim süreci içerisindeki çocuğun karşılaştığı bir problemi çözüme ulaştırma arayışında olmasıdır. Bu bağlamda çocuk ile gerçekleştirilen sanat etkinliklerinde içsel motivasyonun sonuç yerine süreç üzerine temellendirilmesi problem çözme becerilerinin gelişimini ve yaratıcılıklarını olumlu şekilde destekler.

2. Sanatçı defteri edinin

Çocukların çevrelerine olan farkındalıklarının artması için özgürce çizim yapabilecekleri ve her zaman yanlarında taşıyabilecekleri bir defter kullanmalarını sağlayın. Böylece; bir doğa yürüyüşünde, parkta veya seyahat esnasında dışarıda ilgisini çeken bir şeyi hızlıca sanatçı defterine çizebilirler. Yaptıkları çalışmalara tarih de ekleyerek görsel bir anı günlüğü oluşturabilirsiniz. Hatta yaşınız kaç olursa olsun aynı defterden siz de edinebilir, çocuğunuza örnek olabilirsiniz. Bu sayede çocuğun çevresine olan farkındalığı, görme becerisi, estetik algısı ve doğa ile kurduğu bağ gelişerek çocuk ve ebeveynin birlikte geçirdiği zamanlar daha değerli ve eğlenceli hale getirilebilir.

3. Doğanın mucizesinden yararlanın

Doğa, bize sanatın mekân veya materyalle kısıtlanamayacak kadar özgür bir ruha sahip olduğunu hatırlatır. Doğada bizi kalem ve kâğıt gibi alışılagelmiş araçlar yerine; toprak, kum, kil, çamur, taşlar, ağaç kabukları, dallar, tüyler, yere düşmüş çiçekler ve yapraklar karşılar. Bu materyalleri çeşitli şekillerde yerleştirerek anlamlı bir bütün oluşturmayı sağlayan Land Art çalışmaları yapılabilir. Böylelikle doğa ile iletişime geçen ve etrafını merak ederek inceleyen çocuğun, doğaya karşı duyarlılığı artabilir ve sanat, fiziksel aktivite ile birleştirilerek çocuklar için daha dikkat çekici hale getirilebilir.

4. Birlikte müze gezileri yapın

Çocuklarınızla yaptığınız planlarda sergi gezisi veya müze etkinliklerine yer verebilirsiniz. Birlikte eserleri incelerken müzede nasıl hareket edilmesi gerektiği üzerine sohbet edebilir, eserlerin künyelerini okuyarak onları soru sormaya teşvik edebilirsiniz. Erken yaşta müze bilinci edinen çocuklar geçmiş ve gelecek arasında bağlantı kurarak sanat eserlerine karşı çok daha ilgili ve duyarlı olurlar. Örneğin Arkeoloji Müzesi gezisi esnasında çocuğunuzun ilgisini çeken bir eseri yanında taşıdığı sanatçı defterine çizmesini önerebilirsiniz. Böylelikle tarih ve sosyal bilimler gibi alanlarla bağ kurularak sanatın diğer disiplinleri öğrenmedeki katkısı sağlanmış olur.

5. Çocukların eserlerini asın

Fakat sadece buzdolabınızın üzerine değil. Çocuğunuzun resimlerinden birini çerçeveleyip evinizin en güzel köşesine asabilirsiniz. Bu onun çalışmalarına değer verdiğinizi göstererek öz güveninin artmasını sağlar. Bununla birlikte başarı duygusunu besleyerek sanatsal içeriklerin üretilmesine yönelik faaliyetlerde bulunma isteğini olumlu olarak destekler.

6. Hazır boyama kitaplarından kaçının

Bir yetişkinin kendi hayal gücünü kullanarak hazırladığı boyama kitaplarını boyamak, çocuk için yaratıcı bir eylem değildir. Bu fikri çocuklarınızla da tartışın. Çocukların, kendi çizdiği eseri boyaması hayal gücü gelişimini destekler. Bu sebeple çocukların kendi çizimlerini oluşturarak bu çizimleri boyaması yönünde onları cesaretlendirin.

7. Kültür sanat kitapları edinin

Kitaplar, çocuğun sanat okuryazarlığı ve dil gelişimini desteklemenin harika bir yoludur. Çocuğunuzundan eserlerde, illüstrasyonlarda ve fotoğraflarda gördüklerini tarif etmesini isteyebilirsiniz. Aynı zamanda kendi kültürünüzde var olan hikayeleri, mitleri ve sembolleri canlandırmalarını ve yeniden çizmelerini isteyebilirsiniz. Çocuklar inceledikleri sanatçılar ve eserler sonrasında, okuduğunu anlamlandırır, bağlantılar kurar, kendi yaratıcı eserlerini üretebilir ve yeni kitapları incelemeye heyecan duyarlar.

8. Alan açın

Evinizde çocuğunuzun çeşitli malzemelere ulaşabileceği ve istediğinde rahatlıkla çalışma yapabileceği bir alan oluşturun. Bu, imkân dahilinde bir atölye odası veya küçük bir masa olabilir. Ayrıca bu kişisel üretim alanında çocuğunuza farklı materyaller temin ederek “kutunun dışından bakmasını” yani alışılagelmiş üretim metotlarından sıyrılarak daha yaratıcı sanatsal üretimlerin yapılmasını sağlayabilirsiniz. Örneğin Mondrian’ın eserlerinden ilham alarak yapılacak bir çalışmayı, renkli fon kartonları yerine lego parçalarıyla üretebilirler. Bu alışılagelmişin dışında farklı malzemeler kullanımına yönelik yaklaşım çocuğun kavrama, uygulama, analiz ve sentez gibi bilişsel becerilerinin geliştirilmesinde anlamlı sonuçlar elde edilmesine fırsat sunabilir.

9. Bir resim çantası veya dosya alın

Çocuğunuzun resimlerini bu şekilde düzgün ve özenli bir biçimde saklayabilirsiniz. Üzerinde çalıştığı resmin atıldığını görmek her çocuğun şevkini kırar. Bir resim dosyası veya çantasının alınması ya da eserlerinin bu dosyalarda saklanması dışsal bir motivasyon unsuru olarak çocuğun sanata duyacağı ilgi düzeyini artırabilir.

10. Müdahale etmeyin

Lütfen çocuklarınızın resmlerini çizmeyin ve boyamayın. Bu sizin hayal ettiğiniz şeyi yapmasını, beklentilerinizi karşılamasını gerektiren bir durum değildir. Bu “onun” yaratım oyunudur. Müdahaleniz çocuğunuzun yanlış veya eksik yaptığını düşünmesine yol açıp cesaretini kıracaktır. Unutmayın, karalamalar çocuk sanatının yapı taşlarıdır.

Bu yöntem ve yaklaşımlar günümüz sanat öğretiminde kullanılan son derece işlevsel unsurlar olup, bu yaklaşımların niteliği ve sayısı zaman içerisinde güncellenebilir ve yeni yaklaşımlar eklenebilir. Bu yöntemlerin tümü yada bir kaçı çocuğun bilişsel seviyesi, psikomotor becerisi ve kişisel ilgi düzeyine göre çok çeşitli kombinasyonlarda kullanılabilir ve çocuğun sanata duyduğu ilgiyi, şevki, heyecanı ve duyarlılığı arttırılabilir.

 

Emine Corduk Feyzioğlu

Kaynakça: Walisiewicz, M., Loxley, D., Murray, J., Donahue, M. ve Ure, K. S. (2018). Ressamlar Yaşamları ve Eserleri, Alfa Yayıncılık , 1. Basım, İstanbul

1987 yılında dünyaya gelen Feyzioğlu Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünü 3.lük ile kazandı ve mezun oldu. Pedagojik formasyonunu yine Kocaeli Üniversitesi’nde yaptı. Daha sonra Apple’da Specialist, Store Mentor, Field Trip gibi çeşitli görevlerde yer alarak Apple çalışanlarına, öğrencilere ve müşterilerine eğitimler verdi. Ardından Uluslararası Bakalorya İlk Yıllar Programını (IB-PYP) uygulayan özel bir okulda Görsel Sanatlar ve Seramik Öğretmeni olarak çalışmaya başladı. Farklı becerilere sahip öğrenciler için bireyselleştirilmiş müfredatlar uyguladı. IB DAY, Eğitimde Gelecek Konferansı, Eğitimde 1 Adım Ötesi gibi çeşitli platformlarda çalıştaylar düzenledi. Yeni ve tecrübeli öğretmenlere, erken çocukluk döneminde sanat ve doğada sanat eğitimi üzerine eğitimler verdi ve rehberlik etti.

Paylaşmanın gücüne inanan Feyzioğlu kendi ismiyle açtığı YouTube kanalında öğretmenler, veliler ve çocuklar için eğitim içerikleri yayınlıyor ve atölyeler düzenliyor.