Çocukta Ayrılık Kaygısı

tarafından Belis Öğretmen

         Bebek ve anne arasındaki duygusal ilişkinin kurulmasına ‘bağlanma’ denir. Annenin çocuğa bağlanması doğumdan önce başlar. Bebeğin anneye bağlanması ise hemen hemen 5.aydan itibaren başlar. Anne kucağından başkasına gidince tepki verir ve 9. ve 10.aydan itibaren de annesinden ayrıldığını gösterir. Genelde ağlayarak ve anneye yapışarak gösterir tepkisini. 3.yaştan sonra da ayrılığa karşı gösterilen tepki yavaş yavaş azalır ve çocuk daha kolay yatıştırılır. Yabancılara ve yabancı yerlere tepki gösterirler. Mesela siz mutfakta yemek hazırlarken, çocuğunuz size odasından seslenir. ‘Anne neredesin’ diye; siz de “Mutfaktayım” diye yanıtlarsınız. Çocuğunuz rahatlar, hiç yanınıza gelmeden oyununa devam eder. Varlığınızı hissetmek onu rahatlatır, güvende hissettirir. Ama eğer sizden yanıt alamazsa, ağlayarak yanınıza gelir. “Ne oldu, buradayım.” dersiniz. Hiçbir şey söylemeden boynunu büker, korku içindedir ve ağlıyordur “Gittin sandım.” der size. İşte bu, ayrılık kaygısının başladığının işareti olabilir.

Üç yaşına giren çocuğumuz sosyalleşmeyle birlikte, sizden ayrılma kaygısı duymadan güvenli ortamlara gitme, sizi aramadan orada kalma gibi etkinliklerde bulunur. Yani fark etmeden ayrılıkla baş etme başlar. Ama bazı çocuklar hâlâ ayrılamamakta, bırakın gerçekten ayrılmayı, sözü bile geçtiğinde buna aşırı derecede kaygı duyma ve tepki göstermeye devam ederler. İşte burada bir problemden bahsedebiliriz ve bunu aşmak, gelişime sağlıklı devam etmek için yardım almak gerekebilir. Çünkü bu kaygı, gelişim dönemine göre duyması gerekenden daha fazla ve farklıdır.

Çocuklar, ayrıldıkları zaman kendilerine ya da sevdiklerine kötü bir şey olacağı endişesi taşırlar. Tabi ki bu kaygılar abartılı ve gerçek hayatla ilgisizdir. Genellikle böyle durumlarda  çocuk yalnız yatmayı, okula gitmeyi, evde yalnız olmayı reddeder. Bu kaygı hatta panik boyutuna varabilir. Çocuk bağımlılık geliştirdiği kişiden (genellikle anne) hiç ayrılmaz.

Bu sorunları yaşayan aileler de, çocuğa ve aileye ilişkin bazı ortak özellikler görülebilir. Çocukların tek çocuk, zor edinilmiş çocuk (tedavi sonrasında olan, düşük ya da ölümler sonrası olan, farklı cinsten tek çocuk olması gibi), küçükken kaybedilme riski geçiren, sık sık hastalanan çocuklar olduğu görülebilir. Ayrıca bu ailelerin de her şeye karşı endişeli, çocuğa her an bir şey olacak korkusu yaşayan aileler olduğu gözlemlenir. Gerçekten de okula alışma sorununun artması durumlarında da görülen unsurlardır. Çocuğuna karşı aşırı koruyucu olan aileler de olması beklenebilir. Ailede hasta olması, aile içi tartışmaların olması nedenler arasındadır. Böylece fark etmeden aile de çocuğun kaygısını, kendi endişeleri ile arttırır. Daha öncede bahsettiğim gibi çocuklar zaten hep gözlemci olduğundan ailenin de içinde bulunduğu kaygı durumunu veya annenin kaygılı olma durumunu çok iyi algılar. 

      Bu gibi durumlarda;

  • Özellikle küçük aylardan itibaren çoc ukla birlikte nesnenin sürekliliği alıştırmaları yapılabilir. Örneğin; ce-ee oyunu, gözden kaybolan nesnenin yitirilmediğini öğrenmesi açısından önemlidir.
  • Çocuğunuza sürekli ayrılık ve kavuşma ile ilgili bilgi verin. Her durumda bunu ihmal etmeyin. Çünkü sonrası için bu konu önemli. Mesela; Mutfağa gidiyorum, su içip geleceğim. Balkondayım veya anneanneye hoşça kal diyelim, yarın yine gelecek bize, gibi…
  • Ayrılık ve geri gelmeleri içeren oyunlar oynayabiliriz biraz daha büyüyünce. Mesela aklıma gelen hemen saklambaç olabilir.
  • Çocuğunuza kaygısını anladığınızı ifade edebilirsiniz. ‘Gitmemi istemediğini biliyorum, ama sen uyandığında gelmiş olacağım.’ şeklinde kaygısını azaltmak için bilgilendirin.
  • Çocuğunuzdan ayrılma ile ilgili kendi kaygılarınızı gözden geçirin bir de… Örneğin ben yokken çocuğuma iyi bakılır mı, yemeğini yedirirler mi, hasta olur mu, terlerse ne olur gibi daha fazlalaştırabileceğimiz bir sürü ihtimaller. Üzüntü, suçluluk gibi ayrılığa ilişkin duygularınızı çocuğunuza yansıtmamaya çalışın.
  • Ve en önemlisi ayrılırken ona sevdiğinizi söyleyin mutlaka.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

Yorum Yazın