Doğa ve Çocuk

tarafından Belis Öğretmen

Çocuklarımız günümüzde doğada ve açık havada yeterince zaman geçiremiyorlar. Genelde evde ve televizyon, tablet, bilgisayar gibi elektronik aletlerle vakit geçirmeyi tercih ediyorlar. Teknoloji ile haşır neşir olmaları ve teknolojiden faydalanmaları oldukça güzel ama sanki bu günlerde biraz abarttık mı bu olayları ne dersiniz? Siz kendi çocukluğunuzu hatırlıyor musunuz? Özellikle bahar geldiğinde dışarıda, parkta, bahçede daha fazla vakit geçirirdik. Oyuncaklarımız da böyle telefon, tablet, bilgisayar vs. değil; taş, toprak, kum ve hatta çamurdu. Doğa ve çocuk, doğa ve insan ayrılmaz birer parça değil miydi? Ne zaman birbirinden ayrıldılar? Peki bu kadar çok sendrom var mıydı eskiden… Sendromlu çocuk bu kadar çok muydu acaba? 2 yaş sendromu, 3 yaş sendromu, 4 yaş sendromu, 5 yaş sendromu derken her yaşta bir sendrom basamağı var artık. Bunlarla ilgili yazılarımı okumak isterseniz ulaşabilirsiniz.

Benim çocukluğumda sokaklarda bol bol oynardık. Yorulunca eve gelir ve yorgunluktan yemeğimizi bile zor yerdik. Bana kalırsa yeterince yorulur, enerjimizi atar öyle sendroma girmeye de fırsat bulamazdık. Maalesef günümüzde çoğumuz işten eve stres taşıyoruz ve istemesek de bu stresi çocuklarımıza yansıtıp, onları etkileyebiliyoruz. Onlar bizle vakit geçirmek istedikçe biz vakit bulamıyoruz. Biz vakit bulduğumuzda da onlar endişeli ve kaygılı tutum içinde eziyet ediyorlar. Bu böyle zincirleme sürüp gidiyor.

Bilmiyorum şartlar nasıl değişir ve ne tür fırsatlar yaratılır. Ama küçük de olsa bir şeyler yapılabilir belki… Doğa ve çocuk birbiri ile kaynaşmadan önce evde bunların pratiği yapılabilir. Örneğin basit ama küçük, rutine yönlendirdiğimizde kolaylıkla uygulanabilir olan fikirlerle başlayabiliriz.

Alışkanlık Haline Getirebileceğimiz Rutinler

Sokaktaki kedi, köpekleri her gün beslemek bunlardan biri. Pencerenin önüne gelen kuşu beslemek bile olabilir. Çocuğunuz kuşu görünce bile heyecanla ona ekmek kırıntısı verecektir.

Evdeki minik kapların içine tohum ekmek ve onun büyümesini dört gözle beklemek çocuğunuza zevk verecektir. Minik kapların plastik olmamasına özellikle dikkat ederek, plastiğin zararlarını çocuğumuza anlatabiliriz bu arada.

Apartmanın bahçesi bile olsa bir fidan yetiştirmek ve her gün onu sulama görevi vermek de bence oldukça önemli bir sorumluluk.

Eğer çocuğunuzu çok erken yaşlarda doğayla tanıştırır ve aralarında bir ilişki kurarsanız, çocuğunuz ileriki zamanlarda da doğaya olan saygı ve sevgisini kaybetmez, doğadan kopamaz.

Doğa ve Açık Havanın Çocuk Üzerindeki Etkileri

Hafta sonları bile olsa kırlarda, şehrin dışında birlikte zaman geçiren ailelere hep imreniyorum. Hatta hep kamp hayatına ön yargıyla bakan ben, geçen yaz ailecek karavanda yaptığımız kamp günlerini unutamıyorum. Anımsamak bile mutlu olmama yetiyor. Bunları çocukluğundan itibaren yapan aileler var. İşte bu doğa aktiviteleri sonraki yıllarda çok kıymetleniyor. Yürüyüş yapmak, oyunlar oynamak, kamp yapmak ve daha ilerisi çadır kurmak bir alışkanlık haline gelebiliyor çocuğunuzda. İleride mutlaka bunları tekrar yaşamak istiyor. Doğa ve çocuk birbirlerini tanıyıp, unutamıyorlar çünkü…

Özellikle çocuklarda kötü beslenme ve obeziteden şikayet eden aileler, sizlere sesleniyorum. Dışarıda çok zaman geçiren çocuğunuz bol bol da fiziksel olarak hareket edeceği için fazla enerjiyi zaten atacak ve öyle zararlı şeyleri yemeyi bile unutacaktır. Onun yerine bisiklete binip, ip atlayıp, top oynayacaktır. Çocuğunuz bu şekilde spor yapma alışkanlığı da kazanabilir. Amacımız zaten küçük yaşta alışkanlık kazandırmak değil miydi?

Yapılan bir sürü araştırma, doğada vakit geçiren çocukların bilişsel, duygusal, sosyal, fiziksel ve özellikle ruhsal gelişiminde olumlu değişiklikler olduğu yönünde.

Yeşil rengin rahatlatıcı etkisi ve yeşille birlikte yaşayan insanların daha az endişeli ve kaygılı olması çok ilginç değil mi? Ağacın, gökyüzünün, kuşların sesinin, toprağın kokusunun, yağan yağmurun bile insan üzerindeki etkileri hep olumludur. Doğa çoğu zaman da ilaç gibi gelir insana sessizliğiyle, dinginliğiyle ve şartsız verişleriyle…..

Kitap Önerim var: Doğadaki Son Çocuk

Toplumda çocukların doğaya daha az maruz kaldığını ve bu ‘doğa açığı bozukluğunun’ çocuklara ve topluma nasıl zarar verdiğini anlatıyor kitapta yazar Richard Louv.

Doğal Materyallerle de Yaratıcı Etkinlikler Yapabilirsiniz

Doğal materyallerle yüz ifadelerini çalışmak çok eğlenceli.Tek yapmanız gereken kartona yüzleri çizmek ve doğada araştırma yapmak
Yapraklarla aslan çalışması yapmak oldukça kolay
Yüzdeki gerekli olan her şey doğada vardı.Tek yapmanız gereken koli kartonuna çizip kesmek oldu.

Yorum Yazın